1 2 3 4 5 Bu kodu kullana

18 Kasım 2017 Cumartesi

Evi Özlemişim.



                Ben bir yerden gelince ilk iş yatağı, örtüsü dahil değiştirip makinaya atarım. Sonra düzeni oturtmaya başlarım.  Ankara'dan yeni geldim ya.

               Haliyle her şeyin yeri değişmiş oluyor.  Yıkanan bulaşıklar çamaşırlar  farklı yerlere konulmuş oluyor. Hatta perdeler bile bir tuhaf duruyor. Neyse düzeni eski haline getirdim gibi.

                Cuma günü epeydir ara verdiğim sporuma başladım. Biraz zorlandım. Tembelliğe iyi alışmışım.

                Sabah kalktığım da yatak odasının tavanında sivri sinekler gördüm. Bıktım bunlardan. Hala bu mevsimde ortalıkta geziyorlar. Sabah sabah elektrik süpürgesini çıkarıp bir güzel çektim onları.

                Kahvaltıdan sonra annemi aradım. İyiymiş. Makinaya çamaşır attım. Kuzeni aradım sonra. Bodrumdan gelmiş. Buluştuk öğleden sonra. Kahve içerken konuştuk bol bol.

                Dönüşte sayısal oynadım üç kolon. Alış veriş yaptım.

                Evde nohut ve pilav vardı akşama. Köfte yoğurup buzluğa attım biraz. Akşam için salata yaptım yeşilliklerden.

                Kendime bira açtım. Müzik eşliğinde...

     

28 Ekim 2017 Cumartesi

Genç Kızlığımın Evinde

   
           Ankara'da baba evindeyim. Annemin yardımcısı İamze   memleketine gitti. Dün trene atladım geldim .

            Eve dönmek ne güzel. Huzurla uyumuşum.  Annem Zeytinyağlı dolmaları yapmış yine. Pencereden sonbahar çökmüş arka bahçeyi seyrettim uzun uzun.

            Sabah beni annem uyandırdı. Bu evde öyle kafana göre uyunmaz. Her şeyin saati bellidir. Olsun. Bu evde küçük kız olmak güzel.

             Öğleden sonra yürüyüşe çıktım. 7. Cadde'de yürüdüm. Giyim mağazalarının çoğu kapanmış. Daha çok kafe ağırlıklı olmuş cadde.

              Artık gençliğimin Bahçelisi değil. Geceleri bahçe duvarında oturduğumuz mahallemiz değil.
 
                Annemle çay demledik şimdi. Bu satırları telefonumla yazıyorum. Annem dizi izliyor. Ben de bir yandan yazıyor bir yandan çay içiyorum. Böyle işte.



             

21 Ekim 2017 Cumartesi

Cumartesi ve Şarap Günü



                 Bu kara gözlü Nuri İyem kızı. Bugün  cumartesi ve benim şarap günüm.  Hem de 22. gün bir iki satır yazayım dedim.

                 Açtım youtube dan caz. Bir yandan dinliyorum bir yandan şarabımı yudumluyorum.

                 Evi süpürüp sildim bugün. Oğul uğradı bir ara. Meğer Antalya'da bisikletle kayıt yaptırmaya giderken araba çarpmış ona.  Belek Triatlon' a katılmak için gitmişti eşiyle. Duyunca bir fena oldum. Sapasağlam karşımdaydı ama yine de çok kötü oldum. Ya kötü bir şeyler olsaydı. Neyse ki ufak tefek şeylerle ucuz atlatmış. Şükürler olsun.Bu ara bizim üzerimizde bir şeyler var.

                Konca'yla da biraz limoniyiz. Motor çalındığından beri bana sarıyor. Sanki ben çaldırdım.

                Neyse çıktım sahile yürüdüm. Deniz, tekneler, iyot kokusu iyi geldi. Cebimden müziğimi de açtım.

                 Eve geldim. Sabah barbunya ve bulgur pilavı yapmıştım. Yanına marketten iki dilim ızgaralık kontrfile almıştım.

                 Akşam keyfi yani.

20 Ekim 2017 Cuma

21. Gün. Son Gün.



                    Ve  sonunda 21. güne ulaştık.  Akşam yemeğimizi yedik ve köşelerimize çekildik.

                     Bugün de her zamanki gibi geçti. Spora gittim. Eve gelince internetten kitap siparişi verdim. Kitaplarımı merak edersiniz şimdi. Birinci sırada sevgili Nurşen'in yazdığı ve benim merakla beklediğim kitap.

                   Hemen gelse de okusam diyorum.  Diğer kitap  Paul Auster'in 4321 isimli romanı. Bir de Selim İleri'nin  Her Gece Bodrum'u. Okumakta olduğum Milena'ya Mektuplar pek sarmadı beni. Yarım bırakacağım galiba.

                   Votka Limon adlı, karlı bir kasabada geçen bir film izledim. Pek beğendiğimi söyleyemem.

                   Şimdi blogları okuyacağım. Biraz da internette dolaşırım. Gün biter.

   

         



     

19 Ekim 2017 Perşembe

20.Gün. Kahve Keyfi.


               Yine güneşli bir gün. Bu mevsimde çok seviyorum güneşi. Sabah kalktığım da ilk işim perdeyi açıp, dışarıya bakmak. Gün gri değilse o gün umut vadediyor demektir. Tıpkı bugün gibi.

                Kahvaltı ve ortalık toplama faslından sonra gazete ve çay keyfini kısa kestim biraz. Mutfağa girip kırmızı ve yeşil biberlerden etli dolma yaptım. Bir kaç tane de yaprak sarıp attım içine. Yarım paket de makarna yaptım. Ben pek makarna yemiyorum. Konca için.

                Sonra Kızgül'e kahve içmeye gittim. Oturduk sohbet ettik biraz.  Onunla karşılıklı oturuyorken öyle mutlu oluyorum ki. Şükrediyorum. Onun uzaklarda olduğu günler geliyor aklıma. Nasıl merek ederdim onu. Kulağım hep telefonda. Şimdi aynı şehirdeyiz şükürler olsun.

                Dönüşte pazara uğradım. Pırasa, karnabahar, barbunya, domates, yeşillik ve muz aldım. Zor taşıdım aldıklarımı.  Bakkala uğrayıp iki tane de bira aldım.

               Yerleştirdim aldıklarımı. Biramı aldım. Açtım kitabımı. Sonra yemek faslı.

               Şimdi İstanbullu Gelini izleyeceğim.

               

18 Ekim 2017 Çarşamba

19. Gün. Değişik Bir Şey Yok.



                 Sakin sakin yaşadığım güneşli güzel bir gündü bugün. Kaç gündür alamadığım tahlillerimin neticesini almaya gittim kahvaltıdan sonra. TSH hariç hepsi iyi çıkmış şükür.  İlacımın dozu ayarlandı.

                 Dönüşte bir milyoncuya uğradım. Baktım bir şeyler var mı? Diye. Bir şey almadan çıktım. Eve geldim.  Biraz kitap okudum.  Bir kase ev yoğurdu, bir avuç kuru yemiş bir tane de muz yedim. Öğlen yemeği niyetine.

                 Konca'yla spora gittik.  Kendimi yorgun hissetmeme rağmen sporumu yaptım neyse.

                 Eve gelince makinaya çamaşır attım. Laptopu açtım blogları okudum biraz.  Facebook a baktım. Akşam yemeği zamanı geldi. Dünden kalan bir şeyler vardı. Onları yedik.

                 Şimdi dizi seyredeceğim.

               

17 Ekim 2017 Salı

18. Gün. Ankara'dan Deniz Gelmiş.



             Bu sabah 8:30 a ayarlamıştım alarmı. Denizciğim gelecekti çünkü.  Kahvaltıdan sonra ortalığı toparladım ve hemen  girdim mutfağa.

             Enginar pişirdim. Akşamdan börülce ıslatmıştım. Güzel bir salata yaptım ondan. Patlıcan kızarttım. Üstüne domates sosu hazırladım. Kuru domatesleri haşlayıp salata yaptım. Ben çok severim kuru domatesi. En son rokalı kıvırcıklı salata yaptım. İş palamutları kızartmaya kaldı. Tiramisu akşamdan yapılmış dolapta beklemekte.

            Ne güzel şey insanın kırk yıllık arkadaşıyla oturup sohbet etmesi. Konuşacak ne çok şey var. Kah ayrı geçen günleri anlatmak, kah geçmişi yad etmek. Bir yandan yemek yedik bir yandan sohbet ettik. Zamanın geçip gidişini anlayamadık.

            Akşam oldu Denizciğim kalktı. Konca onu bıraktı. Ben de masayı, sağı solu toparladım. Soyunup dökünüp akşam rutinime giriş yaptım.

            Laptopum elimde, kitabım yanımda. Böyle işte.